HAYVANLARLA GÖMÜLME

 



HAYVANLARLA GÖMÜLME
Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti topraklarında hayvanlarla ilgili gömülmeye ait
en eski arkeolojik bulgular Kalkonitik (Eneolit) çağına aittir. O. Hebubullayev tara‐
fından Nahçıvan şehri yakınlarında bulunan I Kültepe yerleşiminin Kalkonitik
(Eneolit) çağı tabakası ile Erken Demir dönemine ait Sarıdere nekropolündeki 3
saylı mezarda1 köpekle ilgili gömülme tespit edilmiştir. I Kültepede köpekle ilgili
gömülme 17 m. derinlikteki 41 saylı ve 14, 6 m. derinlikteki 12 saylı mezarlarda
bulunmuştur2. 12 saylı mezarda sol yanı üste, bükülü durumda gömülmüş yaşlı
insanın kemiklerinin etrafından köpek kafatası tesbit edilmiştir. 14 saylı mezarda
sağ yanı üste, bükülü durumda gömülmüş yaşlı insanın bacaklarının çevresinde
köpek iskleti bulunmuştur. O. Hebibullayev’e göre bu tür gömülme köpek kültü
ile bağlılık oluşturuyor. Araştırmacı kaydetmiştir ki, Kalkonitik (Eneolit) çağında
köpek insanlar ile yanı sıra tasarrufatların korunmasında da önemli yer tutmuş,
avcılıkda insana yardım etmiş, onun yakın arkadaşı olmuştur.
Bu tip gömülme Güney Mesopotomiyadakı Ubeyd kültürü çağına ait Eridu3,
Doğu Anadoluʹdaki Yoncatepe nekropollerinde tesbit edilmiştir4.
Güney Mesopotomiyadakı Ubeyd kültürüne ait Eridu nekropolündeki mezar‐
lardan birinde köpeğin iskleti oğlan çocuğunun iskleti üzerinde bulunmuştur5.
Yoncatepe nekropolündeki 4, 5 ve 6 sayılı mezarların girişinden tamamen kö‐
pek iskeletleri bulunmuştur. Buradaki köpek iskeletlerinin Altan Amurtak ve Ve‐
dat Onar tarafından öğrenilerek onların koyun köpeği olduğu belirlenmiştir. Yon‐
catepe nekropolündeki 6 sayılı mezardan diğer mezarlarlarla kıyasla daha fazla,
16 köpek iskeleti bulunmuştur. Bunlar mezarın girişinde tespit edilmiştir. Araş‐
tırmacı E. Konyar’a göre mezarın girişinde her insan iskeletinin yanında bir köpek
iskeleti gömülmüştür6.
Nahçıvanʹdaki yerleşimlerde köpeğe ilaveten boğa ve atla ilgili gömülme tes‐
pit olunmuştur. Kuku nekropolünden7 boğayla ilgili, Şahtahtı nekropolündeki Son
Tunç‐Erken Demir çağına ait mezardan atla ilgili dafnetme adeti bulunmuştur8.
Bu tip gömülme Alikömektepe9, Kobustan nekropollerinde10 de tespit olunmuş‐
tur. Köpekle ve atla ilgili defnetme âdeti Güney Kafkasyaʹdan Sibirya, Altay böl‐
gesine kadar olan bölgede yaygındır. Güney Kafkasyaʹda, Anadoluʹda, Altay’daki
eski mezarlarda bu hayvanlarla ilgili çok sayıda gömülme bulunmuştur. At iske‐
letleri Bozkır Türk boylarından kalma mezarlarda, Asya Hun, Göktürk, Avrupa
Hun ve Avrupa Avarlarıʹnın mezarlarında, Ortadoğu’nun eski yerleşimlerinde de
tespit edilniştir.
ARKEOLOJİK BULGULAR
Azerbaycanʹın tüm ilçeleri gibi Nahçıvanʹdaki arkeolojik yerleşimlerden kö‐
pekle, boğayla, atla, keçiyle ilgili çok sayıda arkeolojik bulgular bulunmuştur.
Hayvan figürleri, kaya üstü resimler vb. bu tip arkeolojik bulgulardır.
Köpek figürleri I Kültepe’nin Erken Tunç çağı tabakasından11 (tab. III, 18), I
Maksta Kültepesinden12 bulunmuştur. Bu tip hayvan figürleri Güney Kafkas‐
ya’daki Büyük Kesik ve II Poylu13 yerleşimleri yanı sıra Kuzey Mezopotomya’daki
Ubeyd kültürüne ait III Yarımtepe14, Güney Mezopotomya’daki Ur, Suriyeʹdeki
Tell Hazne yerleşimlerinde15 v.b. bulunmuştur. Nahçıvanʹda köpekle ilgili kaya
üstü resimler Gemikaya’da tesbit olunmuştur. Kaya üstü resimlerde köpekler tek
veya kalın çizgilerle dövme, sondaj teknik yöntemi ile, tek veya karmaşık kompo‐
zisyonlu yapılmıştır16. Bunlar biçim ve özelliklerine, teknik yöntemine, kompozis‐
yonlarına göre farklılık oluşturuyor. Kaya üstü resimlerin bir grupunda köpekler
kulaklı, bazılarında kulaksız çekilmiştir. Kulaklı köpek resimleri hayvan güden
insanın (çoban) köpeğidir17.
Nahçıvanʹdakı eski yerleşimlerden boğayla ilgili çok sayıda arkeolojik bulgu‐
lar bulunmuştur. Boğa başı biçiminde yapılmış simgeler, fırın altlıkları, kil boğa
figürleri, kaya üstü resimler vb. bu tip arkeolojik bulgulardır.
Boğayla ilgili kaya üstü resimler Nahçıvanʹdaki Gemikaya yerleşiminde çok
sayıda bulunmuştur. Boğa resimleri tek başına ve ya çeşitli hayvanlarla birlikte,
arabaya koşulmuş halde çekilmiştir. Kaya üstü resimlerin çoğunluğunda boğanın
boynuzları birbirine bitişik hilal biçimde çizilmiştir. Bir grup resimlerde bu hay‐
vanların boynuzları aypara biçimde öne yönelmiştir. Gemikaya yerleşimindeki
40ʹın artık araba resiminin çoğunda boğa köşkü kuvveti gibi çekilmiştir. Araba
resimlerinden bir grubu dört tekerli, bir kısmında ise iki tekerli çekilmiştir18. Bir
grup resimlerde yırtıcı hayvanların boğaya saldırması çizilmiştir19. Bu tip resimle‐
rin benzerleri Diyarbakır’daki Ulu Camii’nin girişinde20, Ur yerleşimindeki müh‐
rün üzerindeki21 bulunması kültürlerarası bağlılığı kanıtlıyor (tab. III, 10, 11, 12).
I Kültepe yerleşiminin Erken Tunç çağı tabakasından22, I Maxta Kültepesinden
23 bulunmuş kil boğa figürlerinin çoğu köpek figürleri gibi kırılmış, bazıları ise az
da olsa iyi durumda kalmıştır. Bu figürlerin çoğunluğunun bacakları, bazılarının
boynuzları kırılmıştır. Bunlar gerçekçi yöntemde yapılmıştır. I Kültepe yerleşi‐
minden 21, I Maksta’dan 4 adet boğa figürü bulunmuştur. Bu arkeolojik malzeme‐
lerin uzunluğu 4, 5‐6, 7 cm, yüksekliği 3‐4 cm ʹe yakındır. I Kültepe yerleşiminde
bulunmuş boğa figürlerinden bir kaçının burnunda oyuk açılmıştır. Bazılarının
gözleri cizme yöntemi ile yapılmıştır. Bu özellikler I Maxta yerleşiminin boğa fi‐
gürlerinde de bulunuyor. Erken Tunç çağına ait küçük boğa figürleri Baba Der‐
viş24, Göytepe, Tepe‐Hisar, Tepe‐Gavur ve Çeçenistanʹın Sargenyurd yerleşiminde
ve Maykop kültürünün arkeolojik malzemeleri sırasında25 da vardır. Eski Mısır,
Sümer, Babilistan, Asur, Hett kültürlerinde boğayla ilgili çeşitli arkeolojik malze‐
meler bulunmuştur. Eski Sümer devletinin kudretli şehirlerinden olan Ur şehrinde
M.Ö. IV binyıla ait olan altın boğa başı, Altuntepe’de (Güney Türkmenistan) M.Ö.
III binyılın sonu ‐ II binyılın öncesine ait altın boğa maskesi 26, Antakya mozaikala‐
rındakı taş piltelerin üzerinde27, M.Ö. II binyılın sonu‐I binyılın başlarına ait Hur‐
vin (Tahranʹın kuzeydoğusunda), Kaliraz (Gilan), M.Ö. V binyıl ait Halaf (Mezo‐
potamya), M.Ö. V‐IV binyıl ait Kalibankan (Hindistan) yerleşimlerinde v.b. boğay‐
la ilgili çok sayıda arkeolojik malzemeler (kulağı altın sırğalı boğa resmi olan ta‐
bak, koşkuluboğa figürleri v.b.) bulunmuştur 28.
I Kültepe yerleşiminin Erken Tunç çağı tabakasında bulunmuş boğa figürle‐
rinden birinin boynuzları yukarı kalkmış durumda yapılmıştır. Figürün kuyruğu
arkaya çıkıntılı biçimde, gözleri küçük oyukla verilmiştir (tab. III, 2). I Kültepe
yerleşiminde bulunmuş bacakları bir‐birinden uzakta yapılmış boğa figürlerinden
bir kısmının başı uzun biçimde yapılmıştır (tab. III, 3). Bazı boğa figürlerinin göv‐
desi arkadan enine doğru genişlemiş, başı ise çıkıntı ile ifade edilmiştir (tab. III, 7).
Bir grubunun bacakları bitişik yapılmıştır (tab. III, 4). Araştırmacı O. Hebubulla‐
yev’e göre Nahçıvanʹdaki Erken Tunç çağı yerleşimlerinde çoklu boğa figürlerinin
bulunması şunu kanıtlıyor ki, şu çağda boğa hayvancılık ve tarımda önemli yer
tutmuştur. Boğa figürleri dini ayinlerin kullanılması sırasında kırılmıştır 29.
I Maxta yerleşiminden bulunmuş boğa figürlerinden biri özelliği ile farklılık
oluşturuyor Boğanın başı ileriye doğru yönelmiş, boynuzları Anadolu30 yerleşim‐
lerinden bulunmuş bir grup boğa figürleri gibi (tab. III, 9, 20, 23) hilal biçimde,
bacakları ise hareket durumunda yapılmıştır. Boyun kısmında ikili oyuk açılmış‐
tır. Figürün sol yanı üzerinde kavis biçiminde Göytepe yerleşiminden bulunmuş
bazı boğa figürlerinde olduğu gibi noktasal dört küçük oyuk yapılmıştır. Şu oyuk‐
lar birbiri ile yanı sıra dikey yönde düzülerek görünüşçe hilal tasvirine benziyor
(tab. III, 5). Bu figür noktaların sayısına ve yapımına göre Göytepe figüründen
biraz farklıdır31 (tab. III, 7). V. Baxşeliyev, astral figürlerin ev hayvanları ile birleşti‐
rilmesini esas tutarak bu tip boğa figürlerini verimlilik kültü gibi değerlendirmiş,
verimliliğin astral (gök) cisimlerle ilgili olduğunu göstermiştir 32.
Nahçıvanʹdaki Erken Tunç çağı yerleşimlerinde bulunmuş kil boğa figürleri‐
nin enselerinde oyuk açılması hakkında da araştırmacılar tarafından farklı görüş‐
ler ileri sürülmüştür. O. Hebubullayev’e göre bu tip boğa figürleri küçük araba
modellerine bağlanmak için yapılmıştır33. S. Aşurov’a göre bu tip boğa figürlerin‐
den amulet olarak kullanılmış, verimlilikle ilgili belli dini ayin yapılmıştır. Bu ne‐
denle I Maxta yerleşiminde bulunmuş bu tür kil hayvan figürlerinin ensesindeki
deşiyin kenarında değil, içerisinde sürtünme izleri bulunuyor 34.
Nahçıvanʹdaki eski yerleşimlerden atla ilgili haylı sayıda arkeolojik malzeme‐
ler bulunmuştur. I Kültepe35, I Mahta36 yerleşiminden bulunmuş at figürleri, I Kül‐
tepe 37, II Kültepe38, I Mahta 39 v.b. yerleşimlerinde tesbit olunmuş at kemikleri v.b.
bu türlü arkeoloji bulgulardır. I Maxta yerleşiminde bulunmuş Erken Tunç çağının
at figürü siyah‐konur renkli kilden yapılmış, yüzeyi cilalanmıştır. Figürün başı ve
vücudu kırık, ensesi ve ön bacakları nispeten salim kalmıştır. Figürün bacakları
bitişik yapılmıştır. Ensesinde yapma zolakla atın yelesini andıran desen yapılmış‐
tır (tab. III, 19). Bu figür biçim ve özelliğine göre Karaz yerleşim yerinden bulun‐
muş bir grup at figürleri40 ile yanı sıra Boğazkale yerleşiminden bulunmuş at figü‐
rü ile benzerlik oluşturuyor41 (tab III, 22).
Nahçıvanʹdaki eski yerleşimlerden bulunmuş hayvanlarla ilgili arkeolojik bul‐
gulardan bir grubunu kuş figürlü asmalar oluşturuyor. Kuş figürlü asma süsler
Sarıdere, Kolanı
42, Kızılburun43 vb. yerleşimlerinde bulunumuştur. Bu arkeolojik
malzemeler Gemikaya’daki kuş resimleri ile (tab. III, 11) yanı sıra II Kültepe,
Şortepe, Şahtahtı v.b. yerleşimlerinden bulunmuş boyalı kapların üzerindeki kuş
resimleri ile bağlılık oluşturuyor. Kuş figürlü asma süslerin bir grubu ayaklı,
bazıları ayaksızdır. Bir grubu basit yapılmıştır, bazılarının üzeri üçgenlerden ve
küçük dairelerden oluşan beyazlarla süslenmiştir. Üzerlerinde boynundan asmak
için bir veya iki oyuk açılmıştır. Bu türlü asma süsler Anadolu’nun eski
yerleşimlerinde de bulunmuştur44.
Nahçıvanʹdaki eski yerleşimlerden bulunmuş hayvanlarla ilgili arkeolojik bul‐
gulardan bir grubunu keçi (tab. III, 13) ve koyun figürleri (tab. III, 17) oluşturuyor.
Bu türlü hayvan figürleri Anadolu`nun eski yerleşimlerinden çok sayıda bulun‐
muştur45. I Kültepe yerleşiminin Erken Tunç çağı tabakasından bulunmuş kil keçi
figüründe keçinin buynuzları, ön bacaklarından biri, arka bacaklarından her ikisi
ve kuyruğu kırılmış, iyi saklanılmamıştır46 (tab. III, 13). Keçi ile ilgili arkeolojik
malzemeler sırasında kaya üstü resimler (tab. III, 14), keçi başlı sancak (tab. III, 15)
da bilimsel öneme sahiptir.
Kaya üstü resimler M.Ö. IV‐I binyıla ait olan Gamikaya yerleşiminde çok sa‐
yıda bulunmuştur. Bunlar basit ve bileşik kompazisyonlu yapılmışlar. Basit kom‐
pozisyonlu resimlerde keçi tek veya sürü halinde hiç bir ek tarif olmadan verilmiş‐
tir. Bileşik kompozisyonlu resimlerde keçi çeşitli simgelerle, çarkıfelek, hayat ağa‐
cı, insan ve başka resimlerle birlikte çekilmiştir. Resimlerden bir grubunda keçi
tek, çift, grup hâlinde, bazılarına ise sırt üstünde çizilerek Anadolu47, İran, Ön As‐
ya48 ve diğer petrokliflerle benzerlik oluşturarak şu alanda kültürlerarası bağlılık‐
ların olduğunu kanıtlıyor. Bu türlü resimler Ortadoğuʹdaki MÖ IV binyılın ikinci
yarısı‐III binyılın öncesine ait resmi sanatları için de karakteristiktir. Tepe
Kavranın Erken Uruk dönemine ait mühürlerinin üzerinde birbirine ters yönde
birer hayvanlar yapılmışdır49. Suriyeʹdeki I Tel Hazine yerleşim yerinin son Uruk
sülale dönemine (M.Ö. IV binyılın sonu‐III binyılın başları) ait kültürel tabakasın‐
dan üzerinde birer hayvan tasviri bulunan taş mühür bulunmuştur.50. Suz A yer‐
leşiminde bulunan M.Ö. IV binyılın ikinci yarısına ait mühürlerin üzerinde de
birer hayvan resimleri çekilmiştir51 (tab. III, 15, 16). Gamikaya’daki keçinin kurtla
karşı karşıya durması tesviri de şu açıdan ilmi önem taşıyor52 (tab. III, 14). Tasvir‐
de kurt tek hatla uzun kuyruklu çekilmiştir. Kurdun arka bacaklarının üst kısmı
bedenine dairesel biçimde birleştirilmiştir. Kurtla keçi arasında uzun dalgalı çizgi
çizilmiştir. Kaya üstü tanımlamada ʺKurt ağzı kapatılması» ayini belirtilmiştir. Bu
ayin tüm Türk halkları için karakteristiktir53.
Gemikaya yerleşiminde bulunmuş insan dizinin üzerindeki keçi resmi54, Ko‐
bustan’da bir keçi ve onun karşısında dans eden insan resmi 55 ile benzerlik oluş‐
turuyor. I Kültepe yerleşiminin Kalkonitik (Eneolit) çağı tabakasından bulunmuş
gömülmüş insanın dizi yanında keçi buynuzu56 ile mantıksal acıdan bağlılık oluş‐
turarak it, at, boğa gibi keçi inancının (ʺkeçi kültüʺ) Nahçıvanʹın eski aşiretlerinin
dinî ideolojik görünümlerinde önemli yer aldığını kanıtlıyor. Kaynaklara göz atar‐
sak görürüz ki; it, at, boğa, keçi ile ilgili inançlar dünyanın çeşitli yerlerinde yay‐
gındır. Ege ve Girit adalarından başlayarak Batı Afganistanʹa kadar ve Kuzey‐Batı
Hindistan, Kafkasyaʹya, Türkmenistan, Genel Kafkasya, Ortadoğu ülkelerinde
keçi ile ilgili dinî ideolojik görünümler bulunuyor. Mezopotamyaʹda keçi bitki
âleminin verimliliğini sağlayan varlık kabul ediliyor. Türk halkının mitolojisinde
keçiye inanç çeşitli biçimlerde bulunuyor. Orta Asya ve Sibiryaʹda yaşayan Türk
halkları içerisinde Al, Albastı, Al karısına olan inanç keçi gibi tasavvur ediliyor.
Tuvalılarda aile ocağı ile ilgili törenlerde başı sarı keçinin kullanılması
57, Altaylar‐
da çocuğu kötü ruhlardan korumak için dağ keçisi kemiğinin kullanılması
58 vb.
benzer maddi kültür örneklerdendir. Boğanın boynuzları ile Ön Asya Tanrılarının
ve Tanrılaştırılmış hükümdarların baş giysileri bezetilmiştir. Ortadoğu halklarının
tarihinde boğa totemi çeşitli biçimlerde kendini gösteriyor. Mısırʹda Tanrı Opis,
Mezopotamya’da ise Şedu ve Lamassu boğayı temsil etmiştirlerdir59(Yusifli, 1992:
26, 114). Türk halklarının tarihinde boğanın kutsallaştırılması ile ilgili hayli çok
efsane vardır. Türk halklarının dini ideolojik görünümlerinde boğa “güç, kuvvet,
verimlilik” sembolü olarak kutsaldır. Kırgızlar, Uygurlar ve diğer Türkçe konuşan
halklar boğanın kutsallığını belirtmek için onu gök renkli (mavi) tasavvur
etmişlerdir. Burada gök renk Tanrı simgesini bildirmiştir60.

3. SONUÇ
Yapılan araştırmanın sonucunda şunları söyleyebiliriz: Dünyanın her yerinde
olduğu gibi Nahçıvanʹda da eski aşiretlerin hayvanlarla ilgili çeşitli dinî ideolojik
görünümleri olmuştur. Hayvanlarla ilgili arkeolojik materyaller arasında oran
aynı olmamıştır. Bunun nedeni hayvanların eski aşiretlerin yaşam tarzında önemli
yer tutmasıdır. Erken Tunç çağından itibaren yerleşik hayvancılığın yanı sıra göçer
yaylak hayvancılığının gelişiminden sonra, eski aşiretlerin hem ekonomik
hayatında, hem de dinî ideolojik görünümlerinde buynuzlu hayvanlar önemli yer
tutmuştur. Bu nedenle Nahçıvanʹdaki Orta, Son Tunç ve Erken Demir çağına ait
yerleşimlerden buynuzlu hayvanlarla ilgili çok sayıda arkeolojik bulgular
bulunuyor. Bütün çağlara ait yerleşimlerden bulunmuş hayvanlarla ilgili
gömülmenin, kil figürlerin, kaya üstü resimlerin ve diğer arkeolojik bulguların
karşılaştırmalı araştırmaları ve sonuçları, Güney Kafkasya ve Ortadoğu
ülkelerinde olduğu gibi, Nahçıvanʹda da hayvanlarla ilgili inancın, ʺhayvan
kültününʺ tarihinin eski olduğunu kanıtlıyor. Bu alanda Güney Kafkasya’nın
Ortadoğu kültürü ile yakın bağları vardır.


KAYNAKÇA
‐Abibullaev O.A. Eneolit i bronza na territori Naxiçevanskoy ASSR, Bakü, Bilim, 1982, 314 s.
‐Aliyev V.H., AşurovS.H. Maxta tunç dönemi yerleşimleri hakkında. Azerbaycanʹda Arkeolojiya
ve Etnografya ilimlerinin son sonuçlarına ilişkin bilimsel konfransın materialları. Bakü, Naf‐
ta‐Pres, 1992, s. 39‐41.
‐Aliyev V.H. Gemikaya yerleşimi. Bakü, Azerneşr, 1993, 79 s.
‐Aliev V.H. Kultura epoxi Sredney bronzı Azerbaydjana. AN Azerbaydcanskoy SSR. İnstköpe‐
kut İstorii. Bakü, Bilim, 1991, 253 s.
‐Alekperov A.B. Terrokatı drevnoko Azerbaydjana. Bakü, Bilim, 1994, 134 s.
‐Ağayev K.H. Şahtahtının dörd tunç devri kabir abidesi hakkında. Azerbaycanʹda arkeolojiya ve
etnokrafiya elimlerinin son sunuçlarına konulu elmi konferans materiyalleri. Bakü, Bilim,
1992, s. 98‐101
‐Antonova E.V. Obryadı i verovanıye pervobıtnıx zemledelçev Vostoka. Moskova, Nauka, 1990.
‐AşurovS.H. Nahçıvanın İlkTunc çağı seramikisi. Bakü, Nafta‐Pres, 2002, 158 s.
‐Avdiev V.İ. İstoriya drevneko Vostoka. Moskova, Nauka, 1953, 758 s.
‐BahşaliyevV.B. Nahçivanʹin eski aşiretlerinin manevi kültürü. Bakü, Bilim, 2004, 320 s.
‐Bahşeliyev V.B. Gemikaya tanımlamalarının poetikası. Bakü, Bilim, 2002, 128 s.
‐Çayld K. Drevneyşiy Vostok vsvete novıx raskopok. Moskova, Nauka, 1956, 383 s.
‐Farecov N.M. Azerbaycanın kaya üstü sanatı, Bakü, Azpolikraf, 2009, 384 s.
‐Flköpektner N.D. Kültüra i iskustvo Dvureçya i sosednıx stran. Leninkrat‐Moskova, Nauka,
1958, 298 s.
‐Göyüşov R. Azerbaycan arkeolojisi, Bakü, Bilim, 1996, 196 s.
‐Halilov T.F. Gemikaya anköpekının Ortadoğu kültürüyle bağlılığı. Avrasiya, Mersin, 2011, s. 23‐
29.
‐İsmayılov K.S. Klinyannıe fikurki iz poseleniya Baba‐Derviş bliz koroda Kazaxa Azerbaydjans‐
koy SSR , Dokladı AN.Az SSR, 1962, s. 95‐99.
‐Kalafat Y. Balkanlardan Uluğ Türkistanʹa Türk halk inançları (Tatarlar, Hakaslar, Kırkızlar,
Boşnaklar, Anahtarlar, Edigeyler, Arnavutlar, Karaçaylar, Krekoryanlar, Romanya, Şumnu‐
Burkaz, Gürcistan‐Karaçöp, Kıbrıs, Rodas, Tacikistan, Suriye Türkleri). III‐IV cilt. Ankara,
Berikan yayın, 2006, 556 s.
‐Koşay H., Turfan K. Erzurum‐Karaz kazisi raporu. Türk Tarih Kurumu, Belleten XXIII, № 91,
Ankara, 1959,s. 349‐413.
‐Müseyibli N.A. Gemikaya. Bakü, Çaşıoğlu, 2004, 320 s.
‐Müseyibli N.E. Eski Azerbaycanʹda köpeklerden kullanım ve köpek kultu. Azerbaycan arkeolo‐
jisi ve etnokrafisi, Bakü, Nafta‐Press, 2008, s. 5‐30.
‐Merpert N.Y., Munçayev P.M. Poseleniya ubeydskoy kulturı Yarımtepe III v Severnoy Mezopo‐
tomii, Sovetskaya arkeolokiya № 4, s. 1982, 148 s.
‐Munçaev R.M., Merpert N.Y., Bader N.O. Tell Hazna I. Sovetskaya arkeolokiya, Moskova, Nau‐
ka, № 3, 1990, s. 5‐24.
‐Munçayev R.M., Merpert N.Y., Amirov Ş.N. Tel Hazna I. Rossiyskaya arkeolokiya, Moskova.
Nauka, s. 2001, s. 109‐118
‐Munçayev R.M. Pamyatniki Maykopskoy kulturı v Çeçeno‐İnkuşesti, Sovetskaya arxeolokiya,
№ 3, 1962, s. 15‐25.
‐Mеşşaninоv İ.İ. Kratkiyе svidеniya о rabоtaх arkеоlоkiçеskоyе еkspеdiçii i Naqоrnıy Karabaх i
Nahiçеvanskiy kray. KAİMK, 1926, vıp I. s. 217‐240.
‐Novruzlu A.İ., BahşaliyevV.B. Şahbuz ilçesinin arkeolojik yerleşimleri, Bakü, Bilim, 1992, 144 s.
‐Oktay B., Erkan K. Excavations of Van Yondjatepe Fortress and Necropolis (1997‐1999). İstanbul
Universköpeky’s Contributions to Archaeology in Turkey (1932‐2000), Istanbul, 2001.
‐Seidov A.K. Pamyatniki Kuro‐Arakskoy kulturı Nahiçevani. Baku, Bilgi, 1993, 164 s.
‐Sеyidоv M.M. Аzerbаycаn Hаlkının Sоykökünü düşünerken. Bаkü, Yаzıçı, 1969, 469 s.
‐Sеyidоv M.M. Kаm‐Şаmаn ve оnun kаynаklаrınа ümumi bаkış. Bаkü, Genclik, 1994, 232 s.
‐Yusifli Y.B. Eski Doğu tarihi. Bakü, Bakü Üniversitesi, 1992, 496

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

[Nasca Mumya] - ⏳(100 - M.S. 800) ⌛